Like I promised I’m posting the pics I took during our vintage furniture hunting. I turned the pics to polaroids to give you the old feeling and also took my notes on them. Now I see they look like Garance’s, maybe I was a little bit influenced huh? ;) Well, hope you like what I liked…
Söz verdiğim gibi Çukurcuma’dayken çektiğim bir kaç fotoğrafı paylaşıyorum sizinle. Size eskinin tadını aktarabilmek için fotoğrafları polaroide çevirdim hazır böyleyken de hoşuma giden kısımları üzerlerine yazıyım dedim, sonuç biraz Garance’ınkilere benzedi. Sanırım hafiften bir etkilenme yaşamışım :P Umarım benim beğendiğim detaylar sizin de hoşunuza gider…
Söz verdiğim gibi Çukurcuma’dayken çektiğim bir kaç fotoğrafı paylaşıyorum sizinle. Size eskinin tadını aktarabilmek için fotoğrafları polaroide çevirdim hazır böyleyken de hoşuma giden kısımları üzerlerine yazıyım dedim, sonuç biraz Garance’ınkilere benzedi. Sanırım hafiften bir etkilenme yaşamışım :P Umarım benim beğendiğim detaylar sizin de hoşunuza gider…
Last weekend we went to this area called Cukurcuma (note that future Istanbul visitors!) where vintage furniture and decoration shops exists, thinking maybe we can find some cool stuff for our new apartment (which is going great by the way!) We’re really trying hard to find the perfect pieces for our house so right now we have so many things missing because we wait for it. We got in nearly every shop but then we realized we’re not that into 2nd hand when it comes to decoration. Retro style is not a thing for us plus, we need to finish having the main things first and then maybe we can find cute little decorative pieces from these shops. Write now we need a table -a perfect one of course- a coffee table and curtains… Which I’m not a big fan because we have these huge windows on our living room, but come on we’re not living on the 24th floor where no one can see us!! I don’t know it’s funny to think about curtains, it seems so abstract to me I’m more like the “Mr.Smith” in Mr. and Mrs. Smith where Angelina Jolie put on those new curtains. They’re just curtains for God’s sake! Anyway, I know it is important and if they will look like the pics that my bf showed me, then I think they’ll be nice… I’ll share a few sneak peak pics of the house when we have a few things to show, no worries. So what I mean is this is what I wore for the hunting, not very suitable for getting into dusty places but hey that was my mood, I had to wear something colorful. I took a few pictures of the things I liked at the shops which I’ll publish on the next post.
Geçen hafta sonu erkek arkadaşımla birlikte Çukurcuma’daki 2.el mobilya dükkanlarını gezmeye gittik, belki aradan evimiz için ufak bişeler buluruz diye. Evdeki her şeyin kesinlikle mükemmel parçalar olmasını istediğimiz için bir şeyleri tamamlamak için uzun zaman bekliyoruz. Neredeyse dükkanların hepsine girdikten sonra anladığımız ilk şey Retro stilinin bize pek uygun olmadığı ve her şeyden önce tamamlamamız gereken büyük parçalar olduğuydu. Örneğin masa, (mükemmel olan bir tane) orta sehpa ve perde! Ki aslında çok da perde hastası olduğum söylenemez, hele ki sahip olduğumuz kocaman pencereler düşünülünce, ama kabul etmek gerek 24. katta kimsenin bizi göremediği bir yerde yaşamıyoruz. Bilmiyorum perde benim için çok soyut bir kavram kafamda pek canlandıramıyorum, bu konuda daha çok Mr. and Mrs. Smith filmindeki Mr.Smith gibiyim. Angelina Jolie’nin yeni perdeler aldığı bölümü hatırlarsınız, onlar sadece perde işte! Her neyse tabii ki önemli bir nokta ve eğer sonuç erkek arkadaşımın bana gösterdiği fotoğraflardaki gibi olucaksa beğenebilirim… Ev biraz daha tamamlanınca sizinle ufak detay kareleri paylaşmayı düşünüyorum zaten, merak edenler beklemede kalsın… Her neyse o gün giydiğim kıyafete gelirsek aşağıda görebilirsiniz. Aslında tozlu mekanlara girmek için pek uygun olduğu söylenemez ama benim modum böyleymiş napalım. Gezdiğimiz dükkanlarda hoşuma giden bazı şeylerin fotoğraflarını da çektim onları da bir sonraki postta paylaşacağım.
Geçen hafta sonu erkek arkadaşımla birlikte Çukurcuma’daki 2.el mobilya dükkanlarını gezmeye gittik, belki aradan evimiz için ufak bişeler buluruz diye. Evdeki her şeyin kesinlikle mükemmel parçalar olmasını istediğimiz için bir şeyleri tamamlamak için uzun zaman bekliyoruz. Neredeyse dükkanların hepsine girdikten sonra anladığımız ilk şey Retro stilinin bize pek uygun olmadığı ve her şeyden önce tamamlamamız gereken büyük parçalar olduğuydu. Örneğin masa, (mükemmel olan bir tane) orta sehpa ve perde! Ki aslında çok da perde hastası olduğum söylenemez, hele ki sahip olduğumuz kocaman pencereler düşünülünce, ama kabul etmek gerek 24. katta kimsenin bizi göremediği bir yerde yaşamıyoruz. Bilmiyorum perde benim için çok soyut bir kavram kafamda pek canlandıramıyorum, bu konuda daha çok Mr. and Mrs. Smith filmindeki Mr.Smith gibiyim. Angelina Jolie’nin yeni perdeler aldığı bölümü hatırlarsınız, onlar sadece perde işte! Her neyse tabii ki önemli bir nokta ve eğer sonuç erkek arkadaşımın bana gösterdiği fotoğraflardaki gibi olucaksa beğenebilirim… Ev biraz daha tamamlanınca sizinle ufak detay kareleri paylaşmayı düşünüyorum zaten, merak edenler beklemede kalsın… Her neyse o gün giydiğim kıyafete gelirsek aşağıda görebilirsiniz. Aslında tozlu mekanlara girmek için pek uygun olduğu söylenemez ama benim modum böyleymiş napalım. Gezdiğimiz dükkanlarda hoşuma giden bazı şeylerin fotoğraflarını da çektim onları da bir sonraki postta paylaşacağım.



Trenchcoat and Necklace: MangoShirt: Zara
Skirt: Topshop
Belt: Asos
Shoes: Inci
Bag: Zara (did I mention that I still don’t have a black bag, this one is just so wrong for this outfit!!)
Trençkot ve Kolye: Mango
Gömlek: Zara
Etek: Topshop
Kemer: Asos
Ayakkabı: İnci
Çanta: Zara ( bu arada hala siyah bir çanta bulamadığımı söylemiş miydim, bu çanta kıyafetime hiç bir şekilde uymadı!!)
At the weekend, of course we went to see Harry Potter!! I can say that it was the first Harry Potter movie that I liked, so I left the theatre very pleased and a little bit sad because I felt like I left my friends in there… I believe everyone who read the book would understand about how I’m attached to those characters in the book. I can even say that I don’t see them as book characters there so like real! I really missed going deep between the lines and evaporate over there mentally like nothing else is there… So you can’t blame for my Harry Potter inspired witch look!
Haftasonunda tabii ki Harry Potter’a gittik!! Şunu söyleyebilirim ki ilk kez bir Harry Potter filmini beğenerek çıktım salondan, ve tabii ki arkadaşlarını geride bırakmış gibi bir üzüntüyle… Eminim kitabı okuyan herkes karakterlere ne kadar derin bir bağla bağlı olduğumu tahmin edebilir. Hatta benim için kitap karakteri değil son derece gerçek kişiler olduklarını bile iddia edebilirim. Satırların arasında kaybolup, başka hiç bir gerçeklik yokmuş gibi yeniden cisimlenmek istiyorum o dünyaya… O yüzden Harry Potter esintili cadı kıyafetim için beni suçlayamazsınız!



Hat, Bag, Heels and Trouser: ZaraJacket: Twist
Tank Top: Mother’s
Cardigan: Niceandrational
Şapka, Çanta, Ayakkabı ve Pantolon: Zara
Ceket: Twist
Bluz: Annemin
Hırka: Niceandrational


